top of page

Ali Osman

Periyodik

ÇOKTAN TESLİM OLDULAR

Türkiye’deki çakma “darbe” girişiminin 10. yılını kutladılar…

Bu “darbe” bir senaryonun hayata geçirilmesinden başka neydi ki?

11 Eylül Amerika’daki İkiz Kuleler gibidir gerçek…

Asker bazı sivillerin üzerine ateş açmış…

Uçaklar TBMM’yi bombalamış…

Ölenler olmuş…

Senaryoyu yazanlar insanlar ölsün ve daha gerçekçi olsun diye yazdılar…

1963 olayları başladığında liderlerimiz hastanedeki yaralıları ziyaret ederken “ne kadar kan o kadar haklılığımız” dememişler miydi?

İkiz Kuleler uçurulduğunda birçok insan öldü ama bir tek Yahudi kökenli ABD’li ölmedi…

Ki bu ticaret merkezleri onların iş yerleriydi…

Siviller de öldü, askerler de, polisler de…

Afganistan, Irak, Libya işte bu kulelerin eseridir.

Marmaris’ten ATA uçağıyla İstanbul’a gelen Tayyip Erdoğan’ın pilotu bile Fetö’cüymüş…

Takip eden Fetöcü uçaklar neden havada işi bitirmediler?

Neden sarayını değil de meclisi bombaladılar?

Hatırlayın bir anda yaklaşık 50 bin kişi isim isim evlerinden toplanmaya başlanmıştı.

Henüz soruşturma başlatılmadan görevden almalar tutuklamalar ayarlanmıştı.

Tayyip’in bir iç savaş, bir karmaşa yaratıp istediği düzeni getirmek amacıyla fırsatlardan faydalanarak bunları gerçekleştirmek için bu olayları yarattı?

Senaryoyu yazan Tayyip’in güçlü çıkmasını sağlamak için mi yazmıştı?

Türk milleti öyledir…

Faili meçhuller bilinir ama kimse dillendirmez…

Tayyip diktatörlüğünde korkusu daha da arttı…

O nedenle herkese zarar vermeye devam ediyor…

Ve o günden sonra para piyasası darmaduman oldu…

“Darbeyi engellemişler” sarhoşluğu hala anlatılıyor…

Bayramı bile kutlanıyor.

Sıraya girmeyin, onurlu olun biraz diyesim var buradakilere, ama çoktan teslim oldular…


....................................................

_____________________


UNUTAMADIKLARIMDAN

Günler ne çabuk geçiyor diyecektim, vazgeçtim…

Yıllar ne kadar hızlı geçiyor oysa…

Anlatacağım olayın üzerinden tam 52 yıl geçti…

Elli üçe girdik yani…

15 Temmuz dendiğinde aklıma iki olay gelir…

Birincisi Makarios'a yapılan darbe, diğeri de Tayyip’in kendi kendine yaptırdığı darbe…

İkisinin de arkasında Amerika var!


***

Yeğenlerimin sırasıyla 52 yıl önce gittiğim Erenköy’de kaldım …

Gündüz denize girecek, gece sinemaya gidecektik…

15 Temmuz sabahı kahvaltıdan sonra köyün kahvelerinden birine gittik…

Futbol sahasının içi Baf tarafından gelen otobüslerle doluydu…

Herkeste bir telaş vardı…

Rumca bilmediğim için yeğenime ne olduğunu sordum…

“Makarios’a darbe yapıldı, yollar kapandı” dedi…

Sırtımda bir atlet, bir şort ve bir çift parmak arası pabuç vardı…

Bir yolunu bulup köyüme dönmeliydim…

Erenköy Sancaktarlığı’na gittim.

Orada Barış Gücü araçları ve sivil araçlar vardı…

Escort eşliğinde onları geldikleri yere gönderiyorlardı…

Lefkeli Ahmet Mehmetemin beni aracına alıp Lefke’ye kadar götürdü…

Oradan yaya olarak Çamlıköy üzerinden geçip Petre’ye gittim…

Üç yol ağzında Dimo’nun kahvesi dedikleri bir yer vardı…

Yol boyunca bir tek insana rastlamadım…

Kahvede bir kişi vardı…

İçeri girip bir “Kean” istedim…

Yarım şilin verip Kaan’ı alıp tekrar yola düzüldüm…

Köye oradan yaklaşık 3 kilometre vardı…

Köye geldiğimde de barikattaki nöbetçi sayısının arttığını farkettim…

Eve gelmeden eğitime çağrıldım…

Eğitim alanına gittiğimde diğer arkadaşlarım da ordaydı…

Yanaşık düzen, nişan alma, silah kurup bozma eğitimi yaptık…

Oysa biz bunları 1973 yılı Haziran ayında Larnaka’da katıldığımız “izci kampı”nda bolca görmüştük… Hep o günlerin hazırlığı olduğunu zaman sonra algılayabildim…

Ali Osman
bottom of page